28 Haziran 2017 Çarşamba

AMİGURUMİ ÖĞRENİYORUM - SİHİRLİ HALKA..

Amigurumiye ilk başladığımda bu konuda bir hayli sıkıntı çekmiştim. Çünkü sihirli halka nedir nasıl yapılır hiç bir fikrim yoktu.Zaten ilk başlarda 3-4 zincir çekip içine 6 tane sık iğne yapıyordum.Aslında böylede oluyordu fakat hem ortada azda olsa boşluk kalıyordu hemde sık iğnenin üzerine yaptığımız için kalın oluyordu.Bu durumdan sıkılınca İnternette araştırma yapmaya başladım ve sihirli halkayı buldum. Ama maalesef o sitede öğrendiğim sihirli halka da (tekli sihirli halka) çok başarılı değildi. Parmağımıza bir kere doladığımız için çok iyi sıkışmıyor ve zaman geçtikçe ortadaki boşluk genişliyordu. Neyse, öyle mi olmalı yoksa böyle mi derken ikili sihirli halkayla tanıştım ve rahat ettim. Herkese tavsiye ederim çok güzel bir yöntem. Başlangıç noktasında kesinlikle açılma olmuyor. Elimden geldiğince resimlerle anlatmaya çalışacağım. Umarım anlaşılır olur.

İpi bir kaç kez işaret parmağımıza doluyoruz...Kaç kere doladığımızın bir önemi yok..




İpin başlangıç kısmında biraz mesafe bırakmalıyız ki onuda orta parmağımıza dolayalım..




İp orta parmağımızın iç kısmında olacak,dıştan içe doğru iki kez ipi doluyoruz.Görüntüde olduğu gibi.



Sonrası kolay..
İpi parmağımızdan çıkartmadan içine altı tane sık iğne yapıyoruz.Ama 3 sık iğneden sonra da çıkarabilirsiniz.İlk başta çıkarırsak ipimiz dağılır ve kafa karışıklığına neden olabilir..




Sihirli halkanın en önemli kısmı iplerin çekilişidir.İlk başlarda karıştırabilirsiniz bu çok normal..Ama zamanla alışacaksınız..





Kesik  ipi (1 numaralı) biraz çekiyoruz (bakınız üst resim 👆) resimde iki halka var. İpi çektiğimizde biri çekiliyor (2 numaralı) o çekilen ipi tutup diğer halka tamamen kapanana kadar çekiyoruz ve sonra kısa ipi çekerek halkayı tamamen kapatıyoruz. ( Biraz karışık ama zor değil) 








Yani böyle 🙈 
bu şekilde yaparsanız çok güzel bir sihirli halka elde etmiş olursunuz.











14 Haziran 2017 Çarşamba

Şirin Kızlar




Artık çok fazla örmüyorum. Aslında yapmak istediğim daha çok oyuncak var ama nedense pek yapasım yok. 
Bu kızlar baya eski, aylar önce örmüştüm.
Aynı oyuncaktan iki tane yapamıyorum maalesef. Birbirlerine hiç benzemiyorlar.
Sarı saçlı bebekten daha önce örmüştüm ama aynı tarif bu kadar mı benzemez.
O kadar uğraşmama rağmen aynısı olmadı.
Bu yüzden artık sipariş almak istemiyorum. Bana gereksiz stres oluyor.
Bundan sonra kendi zevkime göre öreceğim, beğenilirse zaten satılır.
Neyse
Selam ve dua ile..

11 Haziran 2017 Pazar

Esmer Bebiş



Benim güzel kızım. 
Çok severek örmüştüm bu kızçeyi.
Sahibini bekliyor..
💕💕

Hayırlı Ramazanlar.



24 Nisan 2017 Pazartesi

Niloya bebek


En son bu bebişi örmüştüm. Tabi buralara pek gelmediğim için paylaşmamam çok normal.
Son günlerde garip bir ruh halim var. Sanırım depresyondayım.
Böyle mutsuz,sinirli, acayip bir hallerdeyim.
Geçen hafta kan vermeye gitmiştim ( yine)
Bakmayın böyle dediğime sağ yanımdaki imtihanımı seviyorum ben. Bana şükürsüzlüğümü hatırlatıyor.
Neyse hemşire yeniydi sanırım iğne sinire geldi. Bir haftadır el, kol ağrısı çekiyorum. Nörolojiye falan gittim EMG yapıldı. Yok yere elektrik verdiler sinirlere. Görünürde sorun yok, çekilmez ağrılarım dışında. Birkaç defa daha EMG yapılacakmış.
Aslında etrafımdaki insanların aksine üzülmüyorum ben, hayır kimseyi şikayet etmeye falan da niyetim yok. Derdi veren derdimden güzel. Demekki unutmuşum Rabbimi, demekki unutmuşum sabrı, demekki ihtiyacım varmış bu şefkat tokadına. 😊
Velhasıl iyiyim aslında..

Bu bebişi yine Nako pırlantayla ördüm.
Başka ipler denedim ama pırlantanın yerini tutmadı.
Boyu sanırım 37- 38 cm civarındaydı.
Sipariş alıyorum. 🤗

Selam ve dua ile...

1 Mart 2017 Çarşamba

Bu bir dramdır...



Şimdi diyeceksiniz ki ne alaka bu kraker.
Şöyle anlatayım. Bu tuzlu krakeri eskiden çok yerdim. Markaya takılmayın marka önemli değil, eskiden As kraker vardı onu alırdım ben ama şimdi bulamadım. Neyse. Zaten konu bu değil.
Yaklaşık iki yıl kadar önce bir sebepten ötürü kortizonlu ilaç kullanmam gerekti. Bilen bilir kortizon şişirmesiyle ünlüdür. Zaten o dönemde hastalığımdan çok ilaç yüzünden kilo alacağım için üzülmüştüm. Hatta doktoruma da dedim. "Ben diyetteyim, daha yeni zayıfladım şimdi bunu kullanamam" diye. Ama doktorum ısrarla bu ilacın kana karışmadığını ve kilo yapmadığını söyledi.
İnanmadım tabi. Araştırırken ederken kortizonun değil tuzun şişirdiğini öğrendim. Daha doğrusu kortizonla tuz aynı anda tüketilirse vücutta şişlik/kilo olurmuş. Ben de tuzu kestim. Yaklaşık bir yıl kadar tuz yemedim. Yemeklerimi ayrı yaptım, gittiğim yerler de benim için ayrı tuzsuz yemek yaptı vs..
Ama doktorum hep dedi " etme,eyleme, bişey olmaz ye!" diye...
İşte o döneme gelir benim bu kraker hasretim. Markete her gittiğimde rafların önünden mahsun geçişimi hatırlıyorum. Almak istiyorum ama alamıyorum falan. Ah ne büyük dram..
Neyse gel zaman git zaman biz köye gittik. E tabi orada diyetime uyamadım ne tuzsuz yemek yapabildim kendime ne de gözlemelerden uzak durabildim. Bir iki derken baktım elimin ayağımın şiştiği yok😅😅
Dedim doktor doğru söylemiş. Bu işi biliyormuş 😂😂

(Tuzu kestiğim dönemde ciddi kilo vermiştim. Kilo almaktan korkarken vermek iyi gelmişti bana.,💕)

Sonra tuzlu yiyecekler yemeye başladım işte. Yasak olan şeyler cazip gelirmiş ya, o kadar markete gittim ama bu bol tuzlu krakerden almadım.
Ta ki bu güne kadar.
Rafların arasında gezerken gördüm. Geçmişe gittim birden. Yüzümü güldürdün be Taç.
Şimdi çayla birlikte yiyorum.
Başınıza gelen felaketlere hamd edin, isyan etmeyin. Rabbim kimseye kaldıramayacağı yük vermez arkadaş. Bakın ben kortizon kullanıcam, kilo alıcam diye günlerce ağladım. Ama bir süre sonra başka ve daha ağır yan etkileri olan bir ilaca başladım ve kullanmak istemesem de sesimi çıkarmadım, ağlayıp zırlamadım.
 Tek diyebildiğim şuydu; Rabbim! çocuklarım daha çok küçük...
 Demem o ki beterin beteri var arkadaşlar 😄😄😄
Halinize şükredin..




27 Şubat 2017 Pazartesi

Buraları Unutalı Çok Oldu...


Allah'ın selamı üzerinize olsun..
Çok çok uzun zaman oldu ben buralara gelmeyeli.. Aslında bu blog da emeğim çok. Bazen silip atmak istedim yazdıklarımı , bazen de kökten kapatmak sayfayı. Ama dedim ya emeğim çok. Kıyamadım..
İyi ki de kıyamamışım. Yoksa çok üzülürdüm.
Şimdi buradayım ama ne yazacağımı bilmiyorum.
Resimdeki oğlum. Sonbahardan kalma. Parka çıkmak istememişti çünkü kitap okuyordu. Ama kardeşinin ısrarlarına dayanamadı ve kitabıyla birlikte çıktı dışarı. Uzaktan izledim onu. Ne güzel bir manzara....
Neyse yaşıyorum ben..
Haberiniz olsun..

Selam ve dua ile..